Bilgisayar ve İnsanlık

Yayınlandı: 15 Eylül 2013 / Genel
Etiketler:, ,

    Bilgisayar denilince aklınıza ne geliyor ? Evinizdeki ekranda gördüklerinizi, klavye ve fare ile yönettiğinizi sandığınız elektronik bileşenler mi ? Belki biraz daha meraklı olanınız akıllı telefon dedikleri şeyin de bir bilgisayar olduğunu biliyordur. Peki ilk cep telefonu çıktığı zaman, onu tanıyıp kullananlar, o cihazlara bir bilgisayar diyebilir misiniz ? Birçoğunuz için cevap hayır olsa da, o cihazlar da birer bilgisayardı.

    İlk elektronik bilgisayarın; 30 ton ağırlığında, 167 metrekare alan kaplayan devasa bir alet olduğunu; ikinci dünya savaşının en sert döneminde, Abd ordusu tarafından füze hedeflerinin hatasız hesaplanabilmesi için ürettirildiğini; üretimi sırasında savaş sona erdiği için, bu amaçla kullanılmayıp, başka alanlara hizmet ederek bu güne kadar geliştiğini ve bu tonlarca ağırlığı olan cihazın yaptığı işi, bugün sıradan bir hesap makinasının yaptığını biliyor muydunuz ? Birçoğunuz buna şaşırdınız belki ama, evet hesap makinası da bir bilgisayardır. Hatta kolunuzdaki dijital saat, evinizdeki elektronik eşyalar, araçlarınızdaki müzikçalarlar hatta yeni üretilen otomobiller bile belirli bir amaç için üretilmiş bilgisayarlardır diyebiliriz. Peki hiç düşündünüz mü; bilgisayar sistemlerinin bu kadar hayatımızın içine girmiş olmasını, hatta tabiri caizse yaşayışımızı devam ettirmemizin, gün geçtikçe daha fazla bu cihazlara bağımlı hale gelmesini ? Kullanılan programlanmış çiplerin, üreticilerin insiyatifinde olduğunu düşünürsek, ne kadarına sahip olmamıza onların karar verdiği de aşikardır. Bunun yansıması olarak da yeni teknolojilerin son kullanıcılara ulaşmasının ne kadar zaman aldığı gösterilebilir.

    Peki ya madalyonun gizli kalan arka yüzü ? Bu teknolojiyi icat eden ve onu geliştirenlerin, bugün nasıl bir teknolojiye sahip olduğunu bilebilir miyiz ? Ancak onların ne kadarını bilmemizi istediğiyle sınırlı olarak bilebiliriz. O dönem savaş olduğu için gizli tutulan bu teknolojinin savaş bitince tanıtılmasından yola çıkacak olursak; günümüzde nelerin gizlendiğini bir düşünün. Gelecekte bizleri nelerin beklediğini hayal edin. Ne kadar geniş bir hayal gücüne sahipsiniz ? H.A.A.R.P. adındaki projeden haberdar mısınız mesela ? Aynen bilgisayar teknolojisi gibi Abd ordusu tarafından yürütülen bu projenin, neler yapabildiği hakkında bir fikriniz var mı ? Bu teknolojinin şu anda asıl amacı dışında kullanıldığı söylentilerinden, kanıt olarak paylaşılan görüntülerden haberdar mısınız ? Sizce Gölcük depremi kendine kendine mi meydana geldi ? O gece körfezde bulunan Abd denizaltılarının orada işi neydi ? Devir teslim töreni kisvesi altında, Türkiye’ de bulunan Abd ve İsrail’ in üst düzey askeri yetkililerinin, burada bulunma nedenleri neydi? Bununla ilgili birçok teori birçok açıklama var, kaynakları araştırabilirsiniz. Araştırmacı bir kişiliğe sahip değilseniz şu sayfayı inceleyebilirsiniz http://www.frmtr.com/garip-olaylar/2813510-17-agustos-depremi-amerikan-haarp-projesinin-isi-mi.html

    Hatırlarsanız 17 Ağustos gecesi Türkiye’ de yaşanacak sancılı günlerin başlangıcı olmuştu. İnşaat sektörünün sekteye uğraması, hükümette yaşanan gerginlikler, ekonominin alt üst olması, ülkeyi iflasın eşiğine getiren kriz… Tüm bu olumsuzlukların yaşanması sizce bir tesadüf ya da talihsizlik miydi ? Belki de önceden kurgulanmış bir planın evreleriydi. Nitekim herşey sona erdiğinde; ekonomisi Abd’ ye bağlı, başbakanı itibarsızlaştırılmış ve halkın güvenini kaybetmiş bir ülke kalmıştı geriye…

    Evet; tüm bunlar birer komplo teorisi, birer varsayım olabilir. Fakat bir ütopya değildir. Yaşanan olaylar dikkatli incelenirse, doğruluğuna işaret edebilecek bir sürü ipucuna rastlamak mümkün. Böyle bir gücün sahibi olan ülkeler dünyada ne gibi kargaşalar, ne gibi olumsuzluklar ortaya çıkarabilir düşüncesi bile ürkütücü. Bizler teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığını düşünürken; onlar bizi belki de başka planların parçaları haline getiriyorlar.

    Sonuç olarak; herşeyimizle dış mihraklara bağlı bir halk olmaktan vazgeçmeliyiz. Donanımsal ve yazılımsal olarak gelişim sağlamalıyız. Bu konuda çok yetenekli insanlara sahip olduğumuzu düşünüyorum. Onların geliştirdiği teknolojik altyapıyı kullanarak, kendimize özgü sistemler geliştirebiliriz. Geleceğe hazır olmalıyız ve küresel bir güç haline gelebilmemizin en temel yapıtaşlarını oluşturmalıyız. Vakit çok geç olmadan !.. Mutlu yarınlara..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s